Atla
Okula Adaptasyon Sürecinde Muzipo Kids

Okula Adaptasyon Sürecinde Muzipo Kids

Okula Adaptasyon Sürecinde Muzipo Kids’in Önemi

Çocukların hayatlarında önemli dönüm noktaları var. Anne sütünü bırakmak, kesintisiz gece uykusuna geçmek, bebek bezinden kurtulmak bunlardan bazıları. Okula başlamak da hem çocuk hem de ebeveynleri için büyük bir dönüm noktası. Hayatının ilk 3-4 yılında sürekli ebeveyn kontrolünde olan çocuk kreşe başlamasıyla kısmi bağımsızlığını ilan ediyor, okulda da yepyeni daha özgür bir hayata başlıyor. Bu çocuk yeni hayatında çok mutlu olup okula koşa koşa da gidebilir veya bu yeni hayata adapte olamayıp uzun zaman mutsuz da olabilir. Çocuğumuzun okula koşa koşa giden gruptan olması ihtimalini artırabilmek için ailesi olarak bizim de yapabileceklerimiz var.

Çocuğunuz Okula Nasıl Mutlu Başlar?

Okula mutlu başlamanın temelleri aslında çocuğunuzun hayatının ilk yıllarında sizin tarafınızdan atılıyor. Lütfen küçük yaşlardan itibaren çocuğunuzun yaşıtlarıyla olmayı ve oynamayı öğrenmesine izin verin. Annelerine yapışık çocuklar anneleri tarafından bazen “Beni çok seviyor” diye değerlendiriliyor ama bu çok da sağlıklı bir şey değil. Ben her zaman çocukların bireyselliğini ve sosyalleşmesini desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle kendilerini sevmelerini sağlarsanız emin olun sizi de çok seveceklerdir. Bunu da koşulsuz sevginizi devamlı vererek, onlara her zaman destek olarak ve onların başarılarını destekleyerek yapabilirsiniz. Bu süreçte evdeki huzur ve mutluluk da çok önemli çünkü çocuklar evdeki ortamdan etkileniyorlar.

 

Kendini güvende hissetmeyen çocuk daha sonra hem kreşe hem de okula başlarken çok büyük sorunlar yaşayabiliyor. Okula gitmek istemiyor ve gittiğinde mutsuz oluyor. Annesinden ayrı bir etkinlik düşünemiyor ve endişe duyuyor. Haftalarca kreşin kapısında oturan anneler görüyorum ve üzülüyorum. 3 çocuğum da ilk günden itibaren güle oynaya kreşe gittiler ve ben 1 saat bile kreşin kapısında beklemedim. Alper de 5,5 yaşında ilkokul 1. sınıfa başladı ama bir kere bile ağlamadı ve endişe duymadı. Tabi ki çocuğun karakteri de önemli ama bizim de bunu desteklemek için yapabileceklerimizin olduğunu düşünüyorum. Tabi ki ben de diğer anneler gibi ilkokul uyum haftasında her gün okuldaydım ama zaten bunu yapmamız isteniyordu ve okulumuz her gün anneler için yararlı bilgiler içeren veli eğitimleri hazırlamıştı. Çocuklar derse girince biz veli eğitimine giriyorduk. Aynı anda sınıftan çıkıp çocuklarla buluşuyorduk. Okulu böyle sevmeleri tesadüf değil tabii ki. Kalpsiz bir anne de değilim. Ben onları aylar öncesinden yavaş yavaş hazırlamaya başlamıştım. Okulun ne kadar güzel bir yer olduğundan bahsettim. Hikâyeler anlattım, orada yapacakları aktivitelerden bahsettim. En önemlisi de ben kendim endişe duymadım ve gözümde büyütmedim. Çocuklar sizin ne hissettiğinizi hemen anlarlar ve empati yetenekleri çok iyi olduğu için bundan etkilenirler. Siz rahat ve mutlu olacaksınız. Okula başlamanın kutlanacak ve çok mutlu bir olay olduğunu yansıtacaksınız çocuğa. Yoksa siz ‘’ Aman Allah’ım! okul başlıyor nasıl olacak bu çocuk nasıl gidecek tek başına?” paniğinde olursanız ne kadar saklamaya çalışsanız da bu çocuğa yansır. Önce siz kendinizi hazırlayın okula. Ayrıca tabi ki iyi bir okul seçin. Çocuk mutsuz olduğu ve güzel bir eğitim görmediği bir yere tabii ki gitmek istemeyecektir. Benimkiler okullarını o kadar çok seviyorlar ki bayram tatillerinde ve bazı hafta sonları “Neden okul yok” deyip kızdıklarını ve hatta ağladıklarını bilirim.

 

Muzipo Kids İle Çocuklar Okula Daha Mutlu Gider

 

Muzipo Kids’te diğer çocuklarla düzenli bir şekilde bir araya gelen ve grup olarak keyifli zaman geçirmeye alışan bir çocuk bence ilkokula da daha çok severek gider. Çocuklar burada yaşıtlarıyla birlikte olmaktan hem çok keyif alıyor hem de bu süreçte ders disiplini kazanıyorlar. Muzipo Kids’te yaşıtlarıyla ders yapan ve keyifli saatler geçiren bir çocuk okulda da böyle olacağını biliyor ve bu konuda heyecan duyuyor.

 

Çocuğunuzu okula hazırlanma sürecine dahil edin. Kırtasiye listesindekileri ve okul çantasını beraber seçin ve alın. Çocuğunuzu güzelce okula bırakın ve aklınızı orada bırakmadan çıkın gidin. O çocuk sizin dışarda olduğunuzu bilirse kendini yeni arkadaşlarına ve okuluna veremez. “Annem acaba neden gitmiyor, demek ki ben güvende değilim” diye düşünmez mi? Vedalaşmaları kısa kesin. İyi dersler deseniz yeter. Üzülmeyin. Artık okulun hayatının bir parçası olduğunu bilsin. Mızmızlanınca okula götürmemezlik etmeyin. Okula gitmek istemeyince gezmeye götürülen bir çocuk tabi ki okula gitmek istemez.

 

Çocuklarımın okul sevgisi ve kendi kendine oynamayı sevmelerinin temellerini 6 aylıktan itibaren atmaya başladım. Ben çocuklarıma çok küçükten itibaren günün bir kısmında kendi kendilerine oynama alışkanlığını verdim. Küçüklükten başlayarak çocuğunuzu oyuncaklarıyla birlikte yere oyun halısının üstüne oturtun ve kendi kendine oynamaya teşvik edip gözünüzle onu görebileceğiniz ama onun sizi göremeyeceği bir yere gidin. Bu arada çocuğunuzun etrafında yutabileceği küçük nesneler olmasın. Kafasını vurabileceği sehpalar olmasın. Güvende olsun yani ve gözünüz üstünde olsun. Ben plastik çitlerden güvenli bir alan oluşturmuştum salonda ve orada rahatça bırakabiliyordum. Böyle böyle kendi kendine yetebilmeyi ve kendiyle de mutlu olmayı bilsin. Tabi ki uzun süre olmayacak bu kısa kısa süreler olacak. Onun gelişimi için bu önemli. Bu zamanı çok uzatmayın ilgisiz bırakmayın onu. Bazen bazı anneler görüyorum bebek kendi kendine güzel güzel oynarken “Hadi yavrum şunu yapalım’’ diye yanlarına alıyorlar. Bunu yapmaya gerek yok. Zaten bir süre sonra sıkılıp yanınıza gelecek, o zaman yaparsınız o aktiviteyi. Kardeşleri de beraber oynamaya teşvik edin ama tabi yine gözünüz üzerlerinde olsun ve her zaman güvende olsunlar.

 

On sekiz aylıktan itibaren de kendi yaşıtlarıyla oyun gruplarına ve Türkiye’nin çocuk hareket üssü Muzipo Kids gibi merkezlere götürerek sosyalleşmelerini sağlayabilirsiniz. Ben de Alper 1,5 yaşındayken oturduğumuz yerdeki annelerle 6-7 kişilik bir oyun grubu kurmuştum ve her perşembe toplanıyorduk. Hem yaşıt çocuklarımız sosyalleşiyordu hem de biz anneler bir araya geliyorduk. Değişik oyunlar oynatıyorduk, kitaplar okuyorduk. Her hafta başka birinin evinde toplandığımız için çocuklar değişik oyuncaklar ve aktivitelerle mutlu oluyorlardı. 2,5 yaşına kadar çocuklar pek birlikte oynamazlar ama yan yana oynarlar. Bu da güzel bir şeydir onlar için. 2,5 yaşından sonra beraber oynamayı ve paylaşmayı öğrenirler oyun gruplarında. Annelerin iyi anlaşması da önemli ki anlaşmazlıklar çıkmasın. Oyun grupları kurmanızı tavsiye ederim. Aynı oyun grubuyla Muzipo Kids oyun gruplarına katılabilirsiniz. Ebeveynlerle birlikte gerçekleştirilen bu grupta, çocukların denge ve koordinasyon becerileri, ince-kaba motor becerileri ve dil gelişimleri destekleniyor. Ebeveyn-çocuk bağını güçlendirmeyi amaçlayan aktiviteleri içeren bu program hem çocuklar hem de yetişkinler için eğlence ve hareketin iç içe olduğu bir sosyalleşme imkânı oluyor. Muzipo Kids oyun grupları 18-24 aylıkken haftada 2 gün 1’er saat, 24-36 aylıkken haftada 2 veya 3 gün 2’şer saat, 3-5 yaş arasında da haftada 2 veya 3 gün 2’şer saat olarak uygulanıyor.  Muzipo Kids atölyeleri ve yaz kulübü de çok keyifli.

 

Tabi ki şunu unutmayın ki her çocuk farklıdır. Siz doğru davranışları yapsanız bile çocuğunuz okula gitmemek için deliler gibi ağlayabilir. Ama bu doğru davranışları yapmanızı engellememeli. Kardeşler bile birbirinden farklı yetişiyor. Siz elinizden geleni yapın ama her çocuğun kendine özgü olduğunu unutmayın. Siz doğru davranışları yapın, içiniz rahat olsun ama buna rağmen sorunlar çıkarsa kendinizi suçlamayın. Zamanla her şey yoluna giriyor ve çoğu çocuk okulu seviyor.

 

Hassas Anne

Ece Kumkale

Önceki makale Çocuklarda Egzersiz ve Hareketin Önemi
Sonraki makale Çocuk Gelişiminde Oyun Gruplarının Kazanımları