Atla
Çocuğunuz Öfkelendiğinde

Çocuğunuz Öfkelendiğinde

Arkadaşıyla oyun oynarken üst üste kaybeden çocuğumuz birden öfkeleniyor, ‘bu haksızlık hep sen kazanıyorsun’ diye bağırmaya başlıyor. Hayal kırıklığı içinde masaya vurarak kendini kontrol edemez bir hale geçiyor.

Haydi gelin çocuğumuza yardımcı olabilmek için birkaç yöntem öğrenelim. Bu egzersizleri çocuğumuza okuyabileceğimiz şekilde paylaşıyorum. Dilerim bizi de çok üzen, çaresiz hissettiren krizleri bu yöntemlerle daha rahat çözebilelim. Koşulsuz sevgimizi verip çocuğumuzla bağlantı kurduktan sonra her krizin bir öğretme aracı olduğunu düşünürsek, ileride çocuklarımızın kendi sorunlarını çözmede yol gösteriyor olabiliriz.

  1. NEFES ARKADAŞIM

Ben çiçekleri çok severim. Kokularına, renklerine bayılırım. Ya sen? Sever misin çiçekleri? Şimdi burada olsalardı, çiçekleri nasıl koklardın? İstersen gözlerimizi kapatalım ve onları kokladığımızı hayal edelim.

Peki, ağzımızla koklayabilir miyiz? Haydi deneyelim. Koku geliyor mu? Dur, ben de deneyeceğim seninle. Bir de elimizi ağzımızla kapatalım, burnumuzla koklayalım. Sana koku geldi mi? 

Evde koklayabileceğimiz başka neler var? Kahve, havlu, baharat …?

Biliyor musun, nefes almak da çiçekleri koklamak gibidir. Nefes aldığımda da çiçek kokladığımda da karnım şişiyor, ya senin?

Hep içimde tutamıyorum ben havayı, bir süre sonra çıkmak istiyor. Çıkması neye benziyor sence? Haydi gel kendimize birer rüzgar gülü yapalım.

Önce hafifçe sonra hızlıca rüzgar gülünü üfleyelim. Evde başka üfleyebileceğimiz neler var? baloncuk üflemeye ne dersin?

Ben çok seviyorum bu oyunu, ya sen? Yavaş üflediğinde mi, yoksa hızlı üflediğinde mi büyük baloncuklar oluyor?

Evde başka üfleyebileceğimiz neler var? Kağıt, havlu, boncuk, mum, balon…?

Ben bazen öfkeli ya da üzgün olduğumda da çiçek koklar gibi nefes alıp sonra yavaşça mumu üfler gibi nefes veriyorum. Bunu biraz yapınca daha sakin hissediyorum. Belki canın sıkılınca ya da öfkelendiğinde sen de bunu yapabilirsin.

Bazen de yalnız ve mutsuz hissettiğimde nefes arkadaşı oyunu oynuyorum. Yere yatıyor en sevdiğim şeyi karnıma koyuyorum. Haydi gel en sevdiğimiz şeyleri karnımıza koyalım.

Karnımız hareket ederken, oyuncağımız da hareket ediyor mu? Haydi şimdi biraz bunu izleyelim; iniyor, kalkıyor, iniyor, kalkıyor.

Kendini nasıl hissediyorsun?

  1. VÜCUDUMLA KONUŞUYORUM

Haydi gel seninle bir şarkı uyduralım. Penceremizden dışarı bakalım.

Gökkuşağı, yağmur, kar, fırtına, güneş; bugün hava durumumuz nasılsa, onunla ilgili olsun şarkımız. Güzel, çirkin ya da komik; hiç fark etmez. Aklımıza ilk gelen kelimelerden olsun şarkımız. 

Şimdi bu şarkıyı söylerken dans etmeye de başlayalım. Sonra aniden susalım ve öylece donup kalalım.

Aniden durunca komik şekiller aldık değil mi? Hareket edip bir anda durmak sana nasıl hissettirdi? Bir dinleyelim vücudumuzu bakalım ne hissediyor. Hızlı hızlı hareket etmek mi, yoksa donup durmak mı güzel? Hareket edebilen bir vücudumuzun olması ne şahane değil mi? 

Ama bazen durup, oturup yemeğini yemek yerine oynamaya devam etmek istiyor vücudumuz değil mi?  Böyle zamanlar için seninle kıpırtılarını bastırma oyunu oynayalım mı? Şimdi ayağımızdan başımıza kadar tüm kıpırtıları elimize toplayalım avucumuz içinde sıkıp, ellerimizi omuzlarımıza çapraz kastıralım. Haydi topla topla tüm kıpırtıları şimdi bastır ellerinle omuzlarına, sarıl sarıl kendine. Durdu mu kıpırtılar? Kolay mıydı toplamak? Bastırınca ne hissettin, durmak nasıl hissettirdi?

İstersen kıpırtıları iki elinin arasına alıp sıkabilir, ezebilirsin de, haydi deneyelim. Kıpırtıların durdu mu? Sence artık yemeğe devam edebilir misin?

  1. ENERJİMİ KONTROL EDEBİLİYORUM

Sen hiç süper kahraman tanıyor musun? Ben onların duruşlarını taklit etmeyi çok seviyorum.  Haydi süper kahraman pozu verelim. Böyle durunca nasıl hissediyorsun?

Sert mi vücudun? Yumuşak mı? Gergin mi? Güçlü mü? Belki de hiçbir şey hissetmiyorsundur. Ben bazen rahatlatmak için, bu kahraman gibi, ayakta dimdik hareketsiz duruyorum. Önce ayaklarımı iyice sıkıyorum sonra yavaşça sıkmayı bırakıyor ve rahatlatıyorum. Daha sonra bacaklarımı da sopa gibi 5’e kadar sayarak sıkıp, sakince bırakıyorum. Bunu yaptıktan sonra kollarımı ve ellerimi sünger sıkar gibi sıkıp gevşetiyorum. Üst bedenimi, en sonunda da başımı ve yüzümü sıkıp bırakıyorum.  Çok enerjik hissettiğimde ve bu enerjimi kontrol edemediğimde, bu egzersiz ile çok rahatlıyorum. Sen de denemek ister misin? İstersen yerde uzanarak, istersen ayakta yapabilirsin. Nasıl rahat hissedersen; şimdi süper kahraman sensin.

  1. EN SEVDİĞİM YER

Sen doğayı sever misin? Ben doğada çok mutlu oluyorum. Seninle gözlerimizi kapatıp ormana gittiğimizi hayal edelim.

Burada koklayabileceğimiz neler vardır? Sence nasıl kokuyorlardır?

Sesini dinleyebileceğimiz neler var? Gözlerimizi kapatıp seslerini dinleyelim mi?

Tadına bakacağımız şeyler nerede olabilir? Meyvelerin, sebzelerin tadı nasıldır?

Dokunarak tanıyacağımız neler olabilir? 

Gözlerimizi kapatalım. Çiçek koklar gibi nefes alıp mum üfler gibi yavaşça verelim. Kendimizi doğada hayal edelim. Ağaçlar, dereler, hayvanlar ya da sen ne istersen onlar olsun bu yerde; biraz burayı seyredelim. Nasıl hissettin? Ben çok sevdim. Çiçeklerin kokusunu, kuşların sesini duydum. Sen neler gördün, neler duydun? Resmini çizmek ister misin? 

Ben hayal kırıklığına uğradığım, üzgün ya da öfkeli olduğumda bu yere gidiyorum. Sen de böyle hissettiğinde denemek ister misin?

Biliyor musun, baykuşların kulakları çok iyi duyar; dikkatle gözlerini kapatıp sesleri dinlerler. Biz de şu an yakındaki ve uzaktaki sesleri dinleyelim mi? Sadece sesleri dinlemek bazen beni çok sakinleştirir ve dinlendirir. Sen sesleri dinleyince nasıl hissettin?

  1. SEVDİKLERİMİ SAYIYORUM

Bak, bazen ben çok kızgın olduğumda ne yapıyorum biliyor musun? Kızdığım şeyi düşünmek yerine;

5 tane duymayı sevdiğim sesi,

4 tane görmekten mutlu olduğum nesneyi,

3 tane kokusunu sevdiğim nesneyi,

2 tane dokunmayı sevdiğim nesneyi sayıyorum ve hayal ediyorum.

1 tane de yemekten mutlu olduğum yemeği sayıyorum. 

Haydi deneyelim mi? İstersen resimlerini de çizebiliriz.

  1. STOP STOP STOP

Ben bazen çok öfkelenirim. Öfke ne demek biliyor musun? Öfkeli olmak; bir şeylerin ters gitmesinden üzülmek, hatta benim için biraz da korkmak demek. Senin için öfke nedir? Rengi nedir? Şekli nasıldır? Öfkenin resmini çizelim mi?

Öfkelendiğinde; bağırıp çağırmak yerine ya da bedenini güvenli kullanmama ihtimaline karşı, sana bir süper güç vermemi ister misin? 

İşte, tam o anda gözlerini kapat ve bir stop yani dur işaretini gözünün önüne getir. Yavaşça saymaya başla. Bu, sana iyi hissettirebilir.  Deneyelim mi?

  1. NE HİSSETTİĞİNİ SÖYLE

Duygularımızın isimlerini biliyor musun? Haydi, gözünü kapat, cep telefonumdaki emojilerden birinin üstüne parmağını koy; sence nedir ismi o duygunun? Ne olunca sen böyle hissediyorsun? Duygularımı söylemek beni çok rahatlatıyor ya seni?

Biliyor musun, ben çok üzgün yada kızgın olduğumda, o duyguyu seyrediyorum. Misafir gibi duygular da geliyor ve sonra biraz kalıp gidiyorlar. Bakıyorum biraz mutsuzum sonra geçiyor mutlu oluyorum.

  1. KAR KÜREM BENİ RAHATLATIR

Kafam çok karışık olduğunda, çok fazla şey düşündüğümde, neler olduğunu tam göremiyorum. Kime kızdım, neye kızdım, şimdi ne yapmalıyım, bilemiyorum.  Böyle durumlarda; kar küreme bakıyorum. Kar taneleri düşene kadar nefes alıp veriyorum. O zaman biraz sakinleşip, ne olup bittiğini görebiliyorum. Bazen onu sallayıp seyretmek bile beni o kadar rahatlatıyor ki… Sen de denemek ister misin? Haydi biraz seyredelim inişini karların; ne hissediyorsun? Daha sakin ve rahat mısın?

  1. KENDİMİ VE HERKESİ VE HER ŞEYİ SEVİYORUM

Ben üzgün hissettiğimde kendime güzel sözler söylüyorum.

 “Sevgi doluyum, ailem beni seviyor, her şey yoluna girecek” gibi sözler beni mutlu ediyor, seni de mutlu ediyor mu? Dilersen kendine güzel sözler yazabilir ya da resmini çizebilirsin. Dilersen de kollarını bedenine dolayıp kendine kocaman sarılabilirsin.

Şimdi de sıra çok sevdiğimiz birinde olsun.  Çok sevdiğin birine güzel sözler söyleyebilir, istersen ona bir resim yapabilirsin. Neler söylersin? Sence bunları duyunca mutlu olmuş mudur? Ona bu güzel sözleri söylemek sana nasıl hissettirdi? Ben üzerinde yaşadığımız dünyayı da çok seviyorum. Ağaçları, denizleri, dağları, ormanları, çiçekleri, denizleri ve hayvanları çok seviyorum. Sen dünyayı seviyor musun? Onun da yaşadığını biliyor musun? Onu korumak için bir plan yapalım mı? Mesela ben ihtiyacım kadar alışveriş yapıyorum. Çok çöp olunca dünya kirleniyor ve bu onu hasta edebiliyor. Sen onu korumak için neler yapabilirsin? Artık bir “dünya koruyucusu” oldun. Çevrendekilere de bu bilgi vermeye ne dersin? Kimden başlamak istersin?


Hepimiz, dostluk ve sevgi dolu, güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyoruz.

 

Sevgiler,
Aslı Olgun
Eğitimci | Muzipo Kids Kurucu Ortağı
Sonraki makale Oyun ve Hareket İhtiyacı