Atla
Sınır ve Kural Tanımayan Çocuklar

Sınır ve Kural Tanımayan Çocuklar

  • 2-5 yaş arasındaki çocuklar, ‘’Hayır!’’ın en sevdikleri kelime olduğu bir dönem geçirirler. Sizin çocuğa ne söylediğiniz önemli değildir. Çoğu zaman, alacağınız yanıt vurgulu bir, ‘’Hayır!’’ dır.
  • Bu dönemdeki çocuklar yetişkinlerin isteklerine karşı inatçılık gösterir, olaylar karşısında olumsuz- negativist tutum (her öneriye karşı -hatta onun istediği bir şeyi yapsanız bile- bu tutumu sürdürebilir) sergilerler.
    Havuzda kalmak ister misin? diye sorduğunuzda, ‘’Hayır!’’ cevabını verir. Peki, o halde havuzdan çıkmak ister misin? diye sorarsınız, cevap yine ‘’Hayır!’’ olur.
  • Bu dönemin çocuğu, istediğinin anında gerçekleşmesini ister. Küçük bir kral gibi buyruk vermekten hoşlanır. Ödün vermesi, çevresindekilerle veya koşullarla uzlaşması zordur. Her şeyi reddeder, kendi bildiğini yapmak ister, anne-babanın isteklerine öfke ile karşı koyar.
  • Kimi zaman gelişimin güç bir aşaması olan bu dönemi geçirmek, çok sabır ve iyi bir mizah anlayışı gerektirir. Ama unutmayın ki; çocuğunuzun bu davranışı, duygusal gelişiminin bir sonucudur.
  • 2-5 yaşları arasında ortaya çıkan inatçılık dönemi, aslında normal bir gelişim olarak kabul edilir. Bu dönemi, bağımsızlığa giden uzun yolun bir adım öncesi olarak düşünebilirsiniz.

İnat döneminde çocuklara nasıl davranmalıyız?

  • Bu dönemde eğitmenler anlayış göstermeli, çocuğun ayrışma mücadelesini kırmamalıdır. Anne baba ve eğitmenlerin iş birlikçi, tutarlı ve sabırlı olması, çocuğun bu dönemi daha rahat geçirmesine yardımcı olacaktır. Korkutmak, cezalandırmak, zıtlaşmak bu davranışların artmasına veya yerleşmesine yol açabilir.
  • Öncelikle çocuğun her dediğini yapmayın. Ancak uygulayacağınız kuralların da mümkün mertebe gerekli, anlaşılır ve az olmasına dikkat edin. Gereksiz konularda fazla kural ve yasaklama getirirseniz, bir süre sonra çocuğa çok fazla hayır demek zorunda kalırsınız.
  • Çocuğa ne kadar çok ‘’Hayır’’ derseniz onun bu mücadelesini körüklemiş, hayır demesine zemin hazırlamış olursunuz. Çocuğun sorumluluk alabilmesi ve olumlu davranış kazanabilmesi için olumlu davranışının farkına varın ve onu onaylayın.
    Örneğin, ‘’Bugün sandalyede oturup, arkadaşlarınla etkinliklere katıldın. Ne kadar çabuk öğreniyorsun, bu harika!’’. Çocuğun doğru davranışı ödüllendirilmeli, yanlış davranışı karşısında ‘’görmezden gelinmeli’’ ya da ‘’geri bildirim’’ vermeliyiz. Ceza vermeyelim.
  • Çocuklara seçenekler sunarak, seçim yapmaları sağlanabilir.
    Örneğin, ‘’mavi sandalyeye mi oturmak istersin, kırmızı sandalyeye mi oturmak istersin?’’.
  • Çocuğun istekli davranmasını eleştirmek ve isteklerine sürekli engel olmak doğru bir tutum değildir. Çocuklar sınırlarını yaşamları boyunca deneyimleyerek öğrenir ve fark ederler. Bu deneyimlerin olabilmesi için de anne-baba-eğitmen olarak kimi zaman sınırların aşılmasına sabır göstermeli ve çocukların fark edebileceği öğrenim fırsatlarını kovalamalıyız.
  • Eğer çocuklar sınıf ortamında hangi davranışların uygun, hangilerinin uygun olmadığını bilmezlerse istenilen şekilde davranamazlar. Çocuklara kendilerinden ne beklenildiği açık ve net bir şekilde ifade edilmelidir.
  • Çocuklar kendilerini güvende hissetmek için bazı kurallara/ sınırlara ihtiyaç duyarlar. Ancak çizilen sınırlar içerisinde onlara seçenekler sunmak kendilerine olan güvenlerini arttırır. Kuralları belirlerken, çocukların güvenliğini sağlayan, yaralanmalarını ve başkalarını yaralamalarını önleyici, anlaşılır ve mantıklı kurallar koymak gereklidir. Çocuklar kuralları unutabilir ya da değiştirmek için çeşitli denemelerde bulunabilirler. Bu nedenle kurallar aynı yöntemle (anlaşılır, açıklamalı, sonucunu gösterecek şekilde) çocuklara sıkça tekrarlanmalıdır.

Klinik Psikolog Sena Karaduman

Sonraki makale Dünya Çocuk Hakları Gününe Özel %20 İndirim