Atla
Çocuklarda Duygu Düzenleme (Regülasyon) Becerileri

Çocuklarda Duygu Düzenleme (Regülasyon) Becerileri

Her bebek kendine özgü genetik ve fizyolojik özellikler ile dünyaya gelir. Bunun yanı sıra, erken çocukluk dönemindeki deneyimler sağlıklı bir sosyal-duygusal gelişim için son derece önemlidir.

Anne karnından itibaren anne ile duygusal bir iletişim içinde olan bebek duyguların kontrol edilmesi ve düzenlenmesi becerilerini birincil bakım vereni ile kurduğu bağlanma ilişkisi ile geliştirir. Birincil bakım verenin özellikle 0-3 yaş dönemindeki bebeğe karşı davranışları, sakinliği, tepkileri ve fiziksel olduğu kadar duygusal ihtiyaçlarını da karşılaması oldukça önemlidir. Bebekler en basit anlamıyla, sıkıntılı hissettikleri anlarda ağlayarak, hoşnut hissettikleri anlarda ise bu durumu devam ettirmek için memnuniyet ifadeleri göstererek (gülümseme, sesler çıkarma, anneyle etkileşime girme) duygu düzenleme sistemlerinde ona en yakın kişiden destek alırlar. Bakım veren kişinin bebeği stresli durumlarda rahatlatması, ona model olması, çocuğunun olumlu duygu ifadelerini pekiştirmesi ve verdiği sözel eğitimler duygu düzenleme yollarından bazılarıdır. Bilişsel ve fiziksel becerileri arttıkça çocuklar kendi duygu düzenleme stratejilerini geliştirmeye başlayabilmektedirler.

Yapılan araştırmalarda çocuğun sosyal duygusal gelişiminde anne-babanın model olması ve olumlu etkileşiminin yanı sıra anne-baba ve çocuk etkileşimi de son derece önemlidir. Anne babaların ev ortamında yaşamış oldukları duyguları çocukları ile konuşmalarının aile-çocuk ilişkisini olumlu yönde etkilediğini, çocukların duygu tanıma becerilerinin de arttığını gözlemlemişlerdir. Örneğin, anne-baba gününün nasıl geçtiğini duygu katarak çok detay vermeden paylaşabilir. ’’Bugün trafik beni çok yordu, bir araba önümde giderken frene bastı çok korktum, patronum proje yetişmiyor diye bağırdı ben de çok üzüldüm ama elimden geleni yapmıştım. Dönerken bir arkadaşımla sohbet ettim ve bu beni çok mutlu etti…’’ Duygular hakkında konuşulduğunu duyarak ve duygusal ipuçlarına dikkat ederek büyüyen çocuklarda duygu ifadesi ve düzenlemesi becerisi oldukça doğal gelişiyor.

Çocukların yaş dönemine uygun olmayan davranışları (belirli klinik bozukluk yoksa) aslında bir sorun değil, soruna yönelik başka bir şekilde ifade edemedikleri iç çatışmalarını gösterdikleri tepkilerdir. Çocuğun öfke anında arkadaşına vurması, ağlayarak kendini yere atması, öfke nöbetleri gibi saldırgan davranışlar ya da endişe, içine kapanıklık, ürkeklik gibi çekingen davranışlar sergilemesinin aslında altında temel olarak duygu düzenlemede yaşanan zorluklar yatıyor.

Bu konuda en etkili strateji öncelikle çocuğa hissettiği duygunun ne olduğunu öğretmek. Örneğin, heyecanlanırsam karnıma ilginç bir his gelir, öfkelenirsem yüzüm kızarır. Çocuk o duygunun ipuçlarını öğrendikten sonra çalışılması gereken, o duygu geldiğinde kullanması gereken stratejiyi belirlemek. Etkili egzersizlerden biri nefes egzersizi. Duygularını sözel olarak uygun şekilde ifade edebilen çocuklar daha az davranış sorunları deneyimler. Çocuk bir şeye öfkelendiğinde “çok kızdım” ifadesini kullanabildiğinde öfke patlamaları-ağlama krizleri yaşama olasılığı daha düşük olur. Duygu regülasyonu kendi kendimize “dur, sakin ol” dememizi sağlayan içsel konuşmamız ve buna bağlı olarak davranışlarımızdır.

Çocuklara duygularını tanımlayabilme ve duygularını ifade edebilme becerisini geliştirmeye yardımcı olduğumuzda çocuğun olumsuz duygular ile de daha sağlıklı şekilde baş etmeyi de öğretmiş oluruz.

Çocuğun duygularını düzenleyebilmesi için yardımcı yöntemler:

1- Fiziksel temasta bulunun

  • Sarılın
  • Hafifçe sallayın. Bir battaniyeye sarıp ona ninni söyleyerek sallayabilirsiniz.
  • Hafif sakin bir müzik açabilir ya da sizin ses tonunuzdan sakince dinleyebileceği bir ninni ya da şarkı söyleyebilirsiniz.
  • Yataktayken birlikte temas halinde olacağınız tatlı bir boğuşma, gıdıklama zamanları yaratabilirsiniz.

2- Duygularını ifade etmesine izin verin

  • “Arkadaşı elinden oyuncağını aldığı zaman ’’Çok üzgünsün’’, ‘’Arkadaşının oyuncağını seninle paylaşmaması seni biraz üzdü.” diyebilirsiniz. Bir arkadaşı elinden oyuncağını aldığında çocuğunuzu ne hissettiğini söylemesi ve uygun şekilde tepki vermesi için onu cesaretlendirin.

3- Fiziksel egzersiz yapmasını sağlayın Çocuğunuzun yürümesini, koşmasını ya da zıplamasını sağlayabilirsiniz. Hareket etmek duygularını düzenlemesine yardımcı olacaktır.

4- Bir bardak su içmesini sağlayarak sakinleşmesini sağlayabilirsiniz.

5- Çocuğunuza derin nefes almasını ve/veya 1’den 10’a kadar içinden saymasını ve sakinleştiğinde konuşabileceğini öğretebilirsiniz.

KAYNAKLAR:

Çorapçı ve ark. (2019) Okul Öncesi Dönemde Duygusal, Davranışsal ve Sosyal Uyum Taraması: Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme-30 Ölçeği, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 17 (2), İstanbul. Işık, A.E., Turan, F. (2015) Normal Gelişim Gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklarda Duygu Düzenleme, Ankara. Koçyiğit, S., Sezer, T., Yılmaz, E. (2015) 60-72 Aylık Çocukların Sosyal Yetkinlik ve Duygu Düzenleme Becerileri ile Oyun Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi, Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dergisi Cilt: 12-1, Sayı: 23, s.209-218. Çağdaş, A., Temiz, G. (2015) Anne-Çocuk İletişim Becerileri Eğitiminin Çocukların Duyguları Tanıma Becerilerine Etkisi, Selçuk Üniversitesi / Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi Cilt:17 Sayı:1/ 87-105, Ecirli, H., Ogelman, H.G. Beş-Altı Yaş Çocukları için Duygu Düzenleme Stratejileri Ölçeği’nin Geçerlik Güvenirlik Çalışması, Uluslararası Hakemli Beşeri ve Akademik Bilimler Dergisi, Denizli.

Önceki makale Dünya Çocuk Hakları Gününe Özel %20 İndirim
Sonraki makale Çocuklarda Dil Gelişimi ve Ailelere Öneriler